|
sürgün reis
|
 |
« Yanıtla #2 : Haziran 23, 2007, 05:31:22 ÖS » |
|
Ölecek tavşan çomağa karşı gelir.
Ölmüş eşşek kurttan korkmaz.
Olsa ile bulsayı ekmisler, hiç bitmis.
Oynayacak adam, kağnı gıcırtısında da oynar.
Oynayamayan gelin; "Yerim dar." der.
Öfke ile kalkan zararla oturur.
Olacak oğlan gelişinden belli olur.
Olgun bir insanı dost edinmek isterseniz tenkit edin, basit bir insanı dost edinmek isterseniz, methedin.
Oğlan yemiş oyuna, çoban yemiş koyuna gitmiş.
Oğlanın şaşkını, babasının zenginliğini metheder.
Öküz altında buzağı aranmaz.
Oğlan babadan öğrenir meclis gezmeyi, kız anadan öğrenir sofra yazmayı.
Ne ekersen, onu biçersin.
Mum dibine karanlık.
Nasipsiz köpek kurban bayramında köy dışında bulunur.
Nasipsiz köpek, kurban bayramında dağa çıkar.
Misafirin umduğu, ev sahibine iki öğün olur.
Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.
Mirasa "nereye gidiyorsun?" demişler "esip yağmaya, sürüp savurmaya" demiş.
Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
Martta yağmasın, nisanda dinmesin.
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Kuzguna yavrusu şahin görünür.
Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur.
Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
Köpek köpeği ısırmaz.
Köpek neylesin takkeyi tingilderken düşürür.
Kör ata ha göz kırpmışsın, ha başını sallamışsın.
Köpeğin duası geçse, gökten kemik yağar.
Köpeğinin hatırı yoksa, sahibinin hatırı vardır.
Korkulu düş görmekten, uyanık durmak yeğdir.
Köpeğe dalaşmaktansa, çalıyı dolaşmak iyidir.
Köpeği öldürene sürüttürürler.
Kimse komşusuna gereksinim duymayacak kadar , zengin değildir.
Kork nisanın beşinden, dostumü ayırır eşinden.
Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.
Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
Kedinin gürdüklüğü samanlığa kadardır.
Kendi küsen kendi barışır.
Kazanmayanın kazanı kaynamaz.
Keçinin gürdüğü, çobanın deyneğine sürtünür.
Kedi sirke içmez.
Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.
Kayaya tos vuran, acısını kendi çeker.
Kazan kaynadığı yerde taşar.
Kar mı soğuk söz mü soğuk.
Karpuz kesmekle yürek soğumaz.
Kasap dükkanında et kokmaz.
Kalabalıktan dilini, sofradan elini kısa tut.
Kapanması güç olan kapıyı açma.
Kadının kötüsü kadar kötü, iyisi kadar iyi yaratık yoktur.
Kafa kafa olmayınca, şapka ne yapıversin?
Kaçan tavşan büyük olur.
Kadın vardır çörden, çöpten aş eder, kadın vardır pişmiş aşı taş eder.
İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder.
İyi kocan var gir oyna çık oyna, kötü kocan var gir ağla çık ağla.
İtle çuvala girilmez.
İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.
İte pastırma bekletilmez.
İstersen göl olur, istersen yol olur.
İstenmeden yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş.
İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
İnsan dağıtabileceği, harcayabileceği şeyler oranında zengindir.
İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.
İnine sağmıyan tilki, kuyruğuna çan takar.
İmam bildiğini okur.
İbadet de, kabahat de kul içindir.
İğneyi kendine batır çuvaldızı başkasına.
Ihlamurdan odun, beslemeden kadın olmaz.
Isıracak köpek dişini göstermez.
İnsanı gam, duvarı nem yıkar.
Her insan yanlış yapabilir ancak büyük insanlar yanlışlarını anlar.
Her bildiğini söyleme, her söylediğini bil.
Hünersizın gömleği dikilmiş gelir.
Her evin işi, her dağın kışı kendinedir.
Her yokuşun bir inişi vardır.
Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz.
Harman yelinen, düğün elinen.
Her akıl bir olsa, küçük mala çoban bulunmaz.
Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.
Hamballıkla tembellik bir arada olmaz.
Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır.
Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.
Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
Horoz ölür gözü çöplükte kalır.
Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
Her koyun kendi bacağından asılır.
Her koyun kendi bacağından asılır.
Her akla geleni işleme her ağacı taşlama
Her akla geleni işleme her ağacı taşlama.
Hem kız, hem baldırı düz hem de ucuz olur mu.
Gençler sadık olmak ister, yapamazlar. Yaşlılar, sadık olmamak ister, yapamazlar.
Gençler sadık olmak ister, yapamazlar. Yaşlılar, sadık olmamak ister, yapamazlar.
Güzellik, tabiatın kadına ilk verdiği ve ilk geri aldığı hediyedir.
Haydan gelen huya gider.
Güvenme dayına, ekmek al yanına.
Göz, mideden büyüktür.
Göz görmeyince gönül katlanır.
Görünen dağın ardı yakındır.
Gönlün sevdiği, ya kürklü olur ya kepenekli.
Gevşek tükürüğün sakala zararı vardır. Göl yerinden su eksik olmaz.
Göz görmeyince gönül katlanır.
Gabbe içerden olunca, kapı tırkaz tutmaz.
Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak.
Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak.
Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
Güneş giren eve hekim girmez.
Görünen köy kılavuz istemez.
Gülme komşuna gelir başına.
Fırsat eldeyken sürün devranı.
Fukaranın şaşkını, beyaz giyer kış günü.
Evlenmeden önce gözlerini açmayanlar, evlendikten sonra gözlerini kapamaya mecbur kalırlar.
Fırıncının çocuğu aç dolaşırmış.
Etme kulum bulursun, İnileme ölürsün.
Evinden çıkan deli olur, başında bin hali olur.
Eşek hoşaftan ne anlar.
Eşek kızınca beygiri koyup geçer.
Eşek eşeği ödünç kaşır.
Erkeği er eden de karıdır, eriden de karıdır.
Eşeğin yavrusu sıpa, terbiyesi sopa.
Emek olmadan yemek olmaz.
Er çıkan yol alır, er evlenen döl alır.
Emanet atın dişi arpa yerken kırılır.
Elin ölüsü ele güler.
Eli hamur karnı aç.
Elin ekmeği kanlıdır silebilen yer.
El elin eşeğini ıslık çala çala arar.
El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
El ağzına bakan, karısını tez boşar.
El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
El elin eşeğini ıslık çala çala arar.
Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
Eceli gelen köpek, cami duvarına siyer.
Ekmeğin büyüğü , hamurun çoğundan olur.
Dünyada tamah varken, dolandırıcı açlıktan ölmez.
Düşenin dostu olmaz.
Düşmanın eline kılıç verilmez.
Düğüncü düğünü uzatırsa döğünür.
Düğünsüz ev olur, ölümsüz ev olmaz.
Dünyada eken ahrette biçer.
Dumansız baca olmaz.
Dut demeye dudak ister.
Dost yüzünden, düşman gözünden bellidir.
Döngel ile oruç tutulmaz.
Dolu bardak su almaz.
Dolu küpün sesi çıkmaz.
Dost acı söyler.
Doğmadık çocuğa kaftan biçilmez.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Diş eti karın doyurmaz.
Dişi ağrıyan dilini kesmeli, gözü ağrıyan elini.
Dişi kuşu yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
Dilin kemiği yok ama kemiği kırar.
Dipsiz kile boş anbar ha doldur hal doldur.
Dil yarası unutulmaz.
Dilencinin torbası olmaz.
Dilenen doymaz, dilenmeyen acıkmaz.
Devlet olmayınca başta, yastık neyler başta.
Devletliye dokun geç, fıkaradan sakın geç.
Dil insanı yaya bırakır.
Deveye diken gerek olunca boynun uzatır.
Deveye boynun eğri demişler, nerem doğru demiş.
Deve ahmak olduğundan kılavuzu eşektir.
Deve kadar büyümüşsün, kulağı kadar haysiyetin yok.
Deveye boynun eğri demişler, nerem doğru demiş.
Dertsiz baş, yarasız ağaç olmaz.
Dervişe bir lokma, bir hırka gerek.
Dervişin fikri ne ise zikri odur.
Dervişin fikri ne ise zikri odur.
Denize düşen yılana sarılır.
Derdi veren dermanını da verir.
Demir kızgın iken dövülür.
Demir nemden çürür, insan gamdan.
Denizdeki balık pazar olmaz.
Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş.
Delik kapta su durmaz.
Deliye taş atma, kaldırır başını yarar.
Değirmene varan un öğütür, evdeki nöbet savar.
Deli ağlamaz, akıllı gütmez.
Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
Değirmen taşsız öğütmez.
Değirmen taşsız öğütmez.
Değirmen taşsız öğütmez.
Davuldan gelen zurnaya gider.
Dayısı olan dayısına yanaşır.
Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vurur.
Danışan dağı aşmış, danışmayan düz ovada yolu şaşırmış.
Davul tozu, minare gölgesi.
Dağına göre kar yağar.
Dalkıran baş keser.
Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.
Dağ ile yarışan duvarından çıkar.
Dağ tavşansız olmaz.
Dağ başı dumansız olmaz.
Dağ başında harman savrulmaz.
Çürük merdivenle dama çıkılmaz.
Çöreğin büyüğü un çokluğunda olur.
Çürük iple kuyuya inilmez.
Çok gezenin ayağına çöp batar.
Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
Çokluğa darı saçılmaz.
Çocuk ile yoğurt yiyen elbette ağzına yüzüne bulaştırır.
Çok bilen çok yanılır.
Çok bilen çok yanılır.
Çobansız sürü olmaz.
Çocuğuna iş buyuran ardınca kendi gider.
Çivi çiviyi söker.
Çoban çorabını kendi örer.
Çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu.
Çirkin ile bal yeme, güzel ile taş taşı.
Çirkin kazı evin toplar, güzel karı düğün gezer.
Çingene ele kızmış, kendi çocuğunun ağzını yırtmış.
Çiftçi yağmur ister, yolcu kurak.
Çiftçinin anbarı sabanın ucundadır.
Çıkmadık candan ümit kesilmez.
Çıra dibine ışık salmaz.
Çekirgeyi suya göndermişler yine çekirge getirmiş.
Çıkacak kan damarda durmaz.
Çamın kökü, yalancının sözü bitmez.
Çarşambanın gelişinden perşembe bellidir.
Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
Çalıda gül bitmez, çahile söz yetmez.
Çakalsız köy olmaz.
Çağırılan yere erinme; çağrılmayan yere görünme.
Çağrılmadığın yere taş olma.
Cins horoz yumurtada öter.
Çabuk parlayan çabuk söner.
Ceviz gölglesi yavuz gölgesi, söğüt gölgesi, yiğit gölgesi.
Cebinden korkan cibinliği beraber taşır.
Cemaat ne kadar çok olsa imam yine bildiğini okur.
Canı acıyan eşek, atı geçer.
Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.
Can evi, babam evi.
Canbaz ipte, balık dipte gerek.
Can boğazdan gelir.
Can çıkar, huy çıkmaz.
Cami dururken mescitte namaz mılınmaz.
Cami yıkılsa da mihrap yerindedir.
Cahil ile konuşan cahil olur.
Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir.
Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer.
Zenginin malı, fakirin dölü kıymetli olur.
Zenginlikle sıcaktan zarar gelmez.
Zenginin malı, fakirin ağzını yorar.
Zenginin gönlü olasıya kadar, fakirin canı çıkar.
Zenginin kağnısı dağdan aşar, fakirin eşeği düz yolda şaşar.
Zenginin ayakucunda uyuyacağına, fakirin başucunda uyu.
Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
Zengin adam, elindeki kendine yeten adamdır.
Yuvarlanan tas yosun tutmaz.
Yuvayı dişi kuş yapar.
Yoğurdum ekşi diyen olmaz.
Yolu sormak, kaybolmaktan iyidir.
Yiyen bilmez doğrayan bilir.
Yıl harmansız kalmaz.
Yiğidi öldür, hakkını yeme.
Yenilen pehlivan güreşe doymaz.
Yenilen pehlivan güreşe doymaz.
Yeni testi suyu soğuk tutar.
Yenecek aş, buğundan belli olur.
Yaralı tavşana sıkı atılmaz.
Yardımcının yardımcısı olur.
Yağmurlu günde tavuk su içmez.
Varsa pulun, herkes kulun.
Yağmur tavına ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
Vakitsiz öten horozun başını keserler.
Kör satıcının kör alıcısı olur.
Mirasa "nereye gidiyorsun?" demişler"esip yağmaya,sürüp savurmaya"demiş.
Gençligin degeri bilinse,ihtiyarlığın şikayeti azalır.
Olsa ile bulsayı ekmişler,hiç bitmiş.
Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat, mahmuzla gitmeyen at; kapında varsa kaldır at.
Boş teneke çok tıngırdar.
Göz odur ki dağın arkasını göre, akıl odur ki başa geleceği bile.
Aşıksa Bağdat ırak gelmez. Türk Anadolu Atasözü
Atın iyisi dolu, yiğidin iyisi deli olur.
|