Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Mesajları Göster
Sayfa: 1 ... 11 12 [13]
301  ÜYELERİMİZ / Hoşgeldiniz / s.a ben geldim : Haziran 09, 2007, 04:46:07 ÖS
Niyeki  bence  çok  güzel  ama  piri  reis'e benzemiş  benzemesine  benzemişte  arada  fark  olarak  daglar  var Cheesy  Cheesy
302  KONU DIŞI / Cıvıltı / ingilizcenin Bittigi An : Haziran 09, 2007, 04:33:21 ÖS
lütfen  okuyun  hakkatten  başlıgı  kadar  var
303  KONU DIŞI / Cıvıltı / ingilizcenin Bittigi An : Haziran 09, 2007, 04:29:12 ÖS
*Simdi ileri derece tercüme cümlesi:
-Üç travesti cadı üç Swatch saatin butonuna bakıyor. Hangi cadı hangiSwatch saatin butonuna bakıyor?

- İngilizce tercümesi: (lütfen bunu kendinize sesli okuyun )

Three switched witches watch three Swatch watch switches. Which switched witch watch which Swatch watch switch?

İşte Ingilizcenin Bittiği an  ...! ;D ;D ;D ;D
304  KONU DIŞI / Fıkra / olay gerçekten bizzat kendimin çevirdiği bir şey : Haziran 09, 2007, 04:23:25 ÖS
hoşuma  gitti  çok  güzelmiş  paylaşımın  için  teşekkürler
305  KONU DIŞI / Cıvıltı / Yaşanmış hazır cevaplar!!! : Haziran 09, 2007, 03:44:34 ÖS
GERÇEKTEN  ÇOK  HARİKA  ŞEYLER  GÜLME  KRİZİNE  GİRDİM  TEŞEKKÜR  ETTİM...........
306  KONU DIŞI / Cıvıltı / erkekleri çıldırtan sorular : Haziran 09, 2007, 02:50:05 ÖS
Ben  kızmadımki  kızdıgımı  nereden  çıkardın  bence  kadınlar kızınca  tatlı  oluyyor sanııyorsunuz  sadece.halbuki  erkekler  ekşili  ota  hala  limon  döker  gibi  ''Kızınca  çok  tatlı  oluyorsun''diyorlar.eeeeee  buda  sıkışınca ne  yapacaklarını ve   şaşırdıklarınnı  gösterir....
307  KONU DIŞI / Cıvıltı / Gerçek bir olay!!okumanızı tavsiye ederim : Haziran 09, 2007, 02:20:26 ÖS
Bu  olay  kayseri'nin Bunyan  ilçesi'nde  yaşandi.Olay  Alfred  Hitchcock'un  meşhur  korku  filmlerini  bile  gerilerde  bırakacak  kadar  tüyler  ürpertici.gece  bindiginiz  otomobilde  direksiyonda  Kimse  yoksa  ne  yapardınız??

Kendisi Bunyan'lı  olmayan,politikayla  ugraşmış  ve  halen  Kayseri'de yaşayan  işadamı,22  ŞUBAT  20005  tarihinde Bunyan  sınırında,Kayseri Malatya  kara  yolu  üzerinde,bir  benzin  istasyonuna  girer.

Lokantaya  oturur  ve  oradaki kalabalık  toplulukla  birlikte  bir  ufak  rakı  içer.yürüyüş  mesafesindeki  Bunyan'a  gitmek  için,lokantadan  çıkar.ancak  dışarısı  hem  zifiri  karanlık,hemde  korkunç  bir  kar-tipi  fırtınası  başlamıştır.Benzin  istasyonuna  yaklaşık 300metre  mesafadeki,Bunyan'a  dönüş  yolu  kenerınavarır.Oradan  geçen  bir  arabaya  binip,Bunyan'a  ulaşma  derdindedir.Fırtına  daha  da  şiddetlenir.Adam bir-kaç  adım  ötesini  bile  görememektedir.Gelip  geçen  bir  arabada  yoktur.Nihayet  karanlık  içeriside,hayalet  gibi  yavaş  yavaş yaklaşan bir  arabanin  iki  farını  farkeder.Arabanın,  tam  önünde  yavaşlamasıyla  birlikte  hemen  arka  kapıyı  açar ve  arabaya  biner.Kapıyı  kapatır,araba  yeniden  hareket  eder.

İçeridekilere  merhaba  demek  ister.Ama  o  da  ne???Arabada  kimse  olmadıgı  gibi,direksiyonda da  kimse  yok.Birden  panige  kapılır.Korkuyla  hemen  arabadan  atlayıp,oradan  koşarak  uzaklaşmak  ister  ama  hem  araba  hızlanmış,hem  de  korku  ile  dizleri  başlanmış,hareket  edemez  hale  gelmiştir.


Araba  keskin  bir  viraja  yaklaşır.Adam  dua  etmeye  başlar.Tüm  günahları  için  tövbe  eder.Arabayı  durdurması  için  Allah'a  yalvarır.Tam  bu  esneda,pencereden  bir  el  uzanır  ve  direksiyonu  kıvırarak  sert  virajdan  arabanın  dogru  yola  dönmesini  sağlar.Her  tehlikeli dönemece  yaklaştıkça,Allah  yalvarış  ve  yakarışı artar  ve  her  seferinde  de  bir  el  dışarıdan  uzanıp,direksiyonu  çevirir.Sonunda  kendisini  biraz  toparlar,ayaklarını  kımıldatır.

''Ya  Allah  koru  beni...''  deyip,  kapıyı  açmasıyla  birlikte,kendisini  arabadan  dışarı  fırlatır.Bir kaç  takla  attıktan  sonra,şarampolda  kendisine  gelir.Defalarca  üç  Kulfu-bir Elham  okuyarak, Bunyan'a  yürüyerek  ulaşır  ve  bir  kahvehaneye  girer.Üstübaşı  ıslak  ve  şok  haldedir.Kendisini  tanıyanlar  hemence    sobanın  başına  alırlar.Eline  bir   çay  verirler.Bir  müddet  sonra  kendisine  gelir,   sesi  titreyerek,  başına  gelen  doga   üstü  ve  korkunç  olayı  anlatır. Olayı  dinleyenler  inanmak  istemseler  de,  anlatan  kişinin  aklı  başında  ve  toplumsal  sorumluluk  taşıyan  bir  pozisyonda  olduğunu  bildiklerinden,herkeste  derin  bi  sessizlik  oluşur.

Yaklaşık  yarım  saat  sonra,  aynı  kahvehaneye  Koyunabdal  Koyu'ndan  iki  kişi  girer.Bir  masaya oturur  ve  iki  bardak  çay  söylerler.  Bu  arada,gelenlerden  birisi,digerine  şunları  söyler:

-AHMET  BAKSANA,ŞU  SOBANIN  BAŞINDA  OTURAN  GERİZEKALI,  BİZİM  ARABA  YOLDA  KALINCA,  BİZ  ARABAYI  İTERKEN,ARABAYA  BİNİP-İNEN  ÖKÜZ  DEGİL  Mİ??
308  KONU DIŞI / Fıkra / Cem Yılmaz Esprileri : Haziran 09, 2007, 01:18:34 ÖS
beğenmene  sevindim.teşekkürlerin  içinde  teşekkür  ederim.......  Cheesy  Cheesy
309  KONU DIŞI / Cıvıltı / kadınlarrrr : Haziran 09, 2007, 01:10:33 ÖS
peki  siz  kadınları  delirten  soruları  bilitormusunuz?Huh?Huh?Huh???
310  KONU DIŞI / Cıvıltı / türkiyedeki batıl inançların bazıları : Haziran 09, 2007, 01:04:13 ÖS
Batıl  inançlılar  bunları uygulamadıgımızı  duyarsa  terlik   fırlatıp  yüzdeyüz  ölecegimizede  inanırlar!!!Niye  buda  batıl  bir  inanç  hepsi  safsata  ve  insanların  neyse.........
311  KONU DIŞI / Fıkra / atılan laflar ve cevapları : Mayıs 23, 2007, 11:51:49 ÖÖ
Ne kadar güzelsiniz
- Biliyorum... Onun için bu yaşta evliyim
- Pardon yenge

mekan Haydarpaşa:
-pardon saati sorablir miyim?
-şurda kocaman yazıyor göremiyor musun?

Adam kızın oturduğu masaya yaklaşır yanındaki boş sandalyeyi tutar ve dil sürçmek suretiyle..
-Boş musunuz
-Hayır arkayı beşledik gör müyon mu?
-Ben sandalye için sormuştum
-Ben sizi yalnız bırakayım o zaman

Tanışmak isteyen erkek kızın masasında birşey arar gibi yapar.Kültaplasını kaldırır altına bakar vs. aranır da aranır.
sonunda kız dayanamaz ve sorar:
- ne arıyorsunuz siz?
- sizinle tanışmak için güzel bir bahane arıyordum, ama bulamadım
- bunun üzerine benim "aaaaayy çok tatlısınnn" mı demem gerekiyo
- eeööö e tabi olabilir
- defol!!


-Daha önce tanışmış mıydık yavrum?
-Sanmam hayvanat bahçesine gitmeyi sevmem
-Hönk

- Pardon tanışabilir miyiz?
- Sebep?
- eeöö
- eee
- güzelsiniz desem
- bu benim sorunum desem?
- pardon abla

- Tanrım... Sizi daha önce tanımalıydım
- Ben o kadar vakit kaybını göze alamazdım
- Nasıl???
- Naş diyorum kısa ve öz!

- Yalnızmıyız?
- Sorduğun soruyla çelişme
- nası?Huh?
- hem çoğul hem yalnız olamayız dimi ama..
- öhmm pardon
- ne o bayım.. zeki mi geldim?

- İlk görüşte aşka inanır mısınız?
- ....
- İnanmıyosanız çıkıp bi daha gelicem de
- ay yesinler sempatik şey
- ehehe
- dövecem ama bak!!

- Merhaba nasılsın
- Huh?
- Şaşırdın mı?
- Huh?
- Ben Varol..
- Yokol!!!

Kız köpek gezdirmektedir;
- ehhehe ne sevimli şey... Isırır mı
- Parcalar bile..

- Ne güzel gözleriniz var
- Lens onlar
- eööe olsun yine de güzel
- ha sonuna kadar zorlucam şansımı diyosun.

- sizi birine benzetiyor gibiyim?
- siyah kuşak var bende.... asıl ben seni benzetebilirim

-Kabalığımı maruz görün. bu kadar güzel olmayı nasıl başarıyorsunuz?
-makyaj.
-hayır hayır bu cenabı allahın bir güzelliği olmalı
-bilemiyorum allahla işim olmaz.
- ??! -kaçar-

- pardon bayan bişey sorabilirmiyim ?
- tabii..
- bu ne güzellik ??
- hangisi?..


-pardon saatiniz var mı acaba?
--yok maalesef...
-bende var...
-iyi güle güle kullan

- pardon saatiniz var mi acaba?
- yok, maalesef.
- aliriz?
- yemezler

-merhaba, saat var mı
-ne?
-saat diyorum.
-eee
-kaç olmuş acaba?
-ne oldu randevun mu var.
-yoo.
-o halde niye soruyorsun?
-merak ettim de
-bi git be!!

- Pardon isminizi öğrenebilir miyim?
- Naapcan
- Kalbime kazıycam, kimse unutturamasın diye
- Ha çok romantiğim diyosun
- Evet...
- Peki embesilliğini gizleyebilecek bi özelliğin var mı?

-Pardon tanışabilir miyiz?
-2 soru sorcam bilirsen tanışırız
1-Cumhurbaşkanımızın adı:
-Erdoğan
-daaaaat
2- ekmek kaç YTL
-YTL mi o ne
-daaaaaaaaat hadi canım hadi seni televoledeki mankenler paklar

- Sigaran ve sen ölesine birbirine benzionuz ki... Ama onu ben yaktım,beni de sen..
- Allala enteresan... Bence de sen ve sigaram benziyosunuz... İkinizi de ayağımın altında ezebilirim
312  KONU DIŞI / Fıkra / Cem Yılmaz Esprileri : Mayıs 23, 2007, 11:49:53 ÖÖ
>-Ben çocukken çok salaktım. Edip Akbayram'ın ismini Edi zannederdim.>Yani o, benim için "Edi Pakbayram"di.>>-Ablama, "Nasıl olup DA koca bir günü canin sıkılmadan evde oturarak>geçiriyorsun?" demiştim.>>"Büyüyünce insanin canı sokakta oynamak istemez ki" cevabını vermişti.>Uzunca bir sure büyüyüp büyümediğimi anlamak>>için kendime, "Canin sokakta oynamayı istiyor mu?" diye sormuştum.> >-Annem erkeğin cinsel organını "pipi", kadınınkini "kutu" olarak>tanımlamıştı.O zamanlar TRT'de Cenk Koray'ın sunduğu "Tele Kutu" diye bir>yarışma vardı. Yarışmacılar, "Hayır Cenk Bey. Ben kutumu açmak istiyorum">deyince koşarak odadan kaçardım.> >-Sabahları kalktığımda aklimin hala yerinde olup olmadığını anlamak>için 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuçlar doğru olunca DA>çok sevinirdim.> >-Dedemle parka gittiğimiz bir gün TRT'ciler çekim için oradaydı.Beni>oynarken çektiler. Yayın günü bizim aile, jeneriğinde gözüktüğüm çocuk>programını izlemek için televizyon başına gecti. Kendimi ekranda>görünce,"Beni niye parkta unuttunuuuuz?" diye gözyaşlarına boğulmuştum.>> >-"Geri vites" kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya doğru>bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.> >-Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri>kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala DA>külahların sivri kısımlarını yemem, çöpe atarım.>>-Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gün gelsin>istiyordum.> >-Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğ. olurdu, beni de Bizans>askeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim>>Bir şey yaptığımı sandığım için canim yansa bile hiç sesimi>çıkarmazdım.> >-Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaçlarda yetiştiğini sanırdım.>Bulmacalardaki,"Annenin erkek kardeşi" kısmına dayımın beş harfli ismini>sığdırmaya çalışırdım.> >-Anaokulunda patates baskısı yapmayı öğrenmiştik. O kadar hoşuma>gitmişti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmıştım.Ancak sanat>merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesi yapıştırmamla son>bulmuştu.Hem gönlünü almak hem de el koyduğu patateslerime kavuşmak için>dahiyane bir fikirle öğretmenimin yanına gittim. "Annem" yazısını patatese>oydurttum. Sevinçle eve gelerek soyundum. Renkli boyalara batırdığım>patatesi vücudumun>>Her tarafına bastım. Sonra DA annemin karsısına gectim. Beni o halde>gorunce ağlamaya başlamıştı.> >-Madonna ile Maradona'yı kardeş zannederdim. Kendi kendime, "Bunların>babası NE şanslı be. Bir çocuğu futbolun kralı,biri müziğin kraliçesi">derdim.> >-Birinden özür dilediğim zaman Allah'ın bana bir özür vereceğini>sanırdım. Sakat olacağımı düşünüp hemen "dilediğim özrü " geri>alırdım.> >-Kurban Bayramı'nda toplanan derilerden uçak yapıldığını>sanırdım.Uçakların diş yüzeyinin bu derilerle kaplandığı için Türk Hava>Kurumu'nun topladığını düşünüyordum. Uçak kaçırma filmlerinde silahla ateş>edildiğinde ya DA bomba patladığında, "Ayyy! Deri delindi!"derdim.> >-"Gil" diye konuşanları fakir zannederdim.>>-Annem banyodan çıktıktan sonra babamın söylediği, "Sıhhatler olsun">lafını "Saatler olsun" diye anlardım. Bunun DA, "Banyoda amma çok>kaldın">>Gibi bir şey demek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını düşünürdüm.>Annemin buna karşın niye sadece, Sağol" dediğini merak ederdim. "Ne kibar>kadın,derdim.> >Cem Yılmaz //>
Sayfa: 1 ... 11 12 [13]