Nasreddin Hoca kasabaya gideceği zaman küçük oğlu tutturmuş “Ben de geleceğim!” diye. Nasreddin Hoca almış oğlunu da yanına, bindirmiş karakaçana. Hoca da arkasında yaya olarak yürümeye başlamış. Yolda köylülerden birine rastlamışlar. Köylü söylenmiş yüksek sesle: “Ne günlere kaldık! Babası yürüyor, oğlu eşeğe binmiş.”
Bunun üzerine Hoca çocuğu indirmiş, kendi binmiş eşeğe ve tekrar yola koyulmuşlar. Kasabaya yaklaşırlarken karşılaştıkları bir başka kişi ise kaşlarını çatarak, “Ne zalim adam, çocuğu yürütüyor, kendi eşek sırtında göbeğini büyütüyor.” demiş.
Nasrettin Hoca bu sefer çocuğu da bindirmiş eşeğe ve düşmüş yine yola. Biraz ilerlemişler ki bu sefer bir başkası eşeğin sırtında iki kişi görünce, “İnsafsızlık bu!” demiş. Hoca şaşmış bu olanlara. İkisi de inmiş eşekten ve başlamışlar eşekle birlikte kasabaya doğru yürümeye. Tam kasabaya girmişler ki bir adam şaşkınlıkla, “Yahu merkep boş gider mi?” demiş. Nasrettin Hoca kaşlarını çatıp sonunda oğluyla beraber sırtlanmış eşeği.
En iyisi sen burdan ders çıkar boşver gerisini; Kime Kulak Vermek Gerek?
